Ders Notları

Beşeri ilişkiler yaklaşımı

Beşeri ilişki, örgütlerin sadece para, maddi araç ve gereçlerin yönetimiyle ilgili olmadığını, aksine insanlar arası ilişkileri, etkileşimleri dikkate almanın zorunlu olduğunu vurgulayan ve bu nedenle sosyal bilim dalları konusunda yöneticilerin yetişmiş ve bilgili olmalarının zorunlu olduğunu ileri süren bir yönetim modelidir.

Hawthorne deneyleri 1927 yılında başlatılmış ve 1939 yılına dek tam 12 yıl boyunca yapılmış çok kapsamlı deneyler setinden oluşur. Bu deneylerden çıkan en önemli sonuç; çalışanlar arasındaki resmi olmayan yapının oluşmasına zemin hazırlamanın iş verimliliği üzerinde etkili olabileceğidir.

Hawthorne deneyleri, George Elton John Mayo’nun öncülüğünde başlatılmış olan bir dizi araştırmadır. Araştırmanın içinde ışıklandırma deneyleri ve seri bağlama odası gibi deneyler bulunmaktadır. Mayo bu araştırmalarda psikolojik, fizyolojik ve ekonomik ögelerin çalışan işçiler üzerindeki etkilerini incelemiştir. Yapılan araştırmalarda çalışma koşullarının değiştirilmesi çalışanların verimliliğini arttırırken, özendirici ücret sisteminin verimliliğe istenen etkiyi yapmadığı gözlenmiştir.

Başlıca Hawthorne deneyleri; Işıklandırma, I. Role montaj odası, II. Role montaj odası, Mika yarma test odası, Mülakat programı ve Seri bağlama gözlem odası deneylerinden oluşmaktadır.

Işıklandırma Deneyleri

1924 yılında Howthorne fabrikası işçileri üzerinde yapılan bu deneylerde ışığın miktar ve kalitesinin verime olan etkisi ölçülmüştür.

Örnekleme alınan iki grup işçi, deney grubu ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Kontrol grubu değişmeyen ışık şartları altında, deney grubu ise değişik ışık şartları altında çalıştırılmıştır. Sonuçta her iki grubun çalışmasında bir üretim artışı gözlenmiştir.

Bu artış gruplar arasında anlamlı bir fark göstermeyip deney sonunda üretim artışının ışıktan bağımsız olduğu düşünülmüştür.

1. Role Montaj Odası Deneyleri

Bu deneyde fiziki çalışma şartlarında meydana gelecek değişmelerin verimliliğe etkisi araştırılmıştır. Fiziki faktör olarak dinlenme devrelerinin sayısı ve uzunluğu, iş günü ve iş haftasının uzunluğu ele alınmıştır.

Ancak deneyler büyük bir hüsranla sonuçlanmış ve başarısız olmuştur. Fiziki şartlar rutin aralıklarla tekrarlanmış olduğu halde üretim bir evvelki seviyede kalmamış artış göstermiştir. Böylece araştırmacılar üretim ve verimliliğin artışının salt fiziki şartlara bağlı olmadığını anlamışlardır.

II. Role Montaj Odası Deneyleri

Araştırmacılar röle montaj odası deneylerine sosyal çevre şartlarının karıştırıcı etkisinden arınmış, sadece ekonomik değişkeni ihtiva eden yeni bir deneyle devam etmişlerdir.

Burada, sosyal çevre şartlarında herhangi bir değişme meydana getirilmeksizin, yalnız ücret sisteminde meydana gelecek değişikliğin verimliliğe tesirini ölçmek gayesi güdülmüştür.

Yani deney grubundaki işçilerin ücretleriyle oynanmıştır.Yine tekrarlanan koşullar aynı sonucu vermemiştir.

Mika Yarma Test Odası Deneyi

Bu deneyde ücret artışının üretim üzerindeki etkisi ortadan kaldırılarak, sadece molalardaki artışların, haftalık çalışma süresinin arttırılmasının verimlilik üzerindeki etkileri incelenmiştir.

Sonuç olarak ; diğer deneyler gibi bu deneyde verimliliği etkileyen ana faktörü nihai olarak belirtilmemiştir. Dolayısıyla bilimsel açıdan başarısızlığa uğramıştır.

Mülakat Programı

Bu deneyde ücret artışının üretim üzerindeki etkisi ortadan kaldırılarak, sadece molalarda ki artışların, haftalık çalışma süresinin arttırılmasının verimlilik üzerindeki etkileri incelenmiştir.

Seri Bağlama Gözlem Odası Deneyi

Bütün bu deneylerde çok az sayıda denekle ilgilenilmiş ve daha çok değişkenlerin birey üzerindeki etkilerine bakılmıştır.

Fakat yavaş yavaş bireyin sosyal, grubun bir parçası olduğu bireyin davranışlarını etkilediği fark edilmeye başlanmıştır.


Tüm bu deneyler sonucunda klasik teoride değinilmeyen iki temel sonuca ulaşılmıştır. Ve bu sonuçlar neoklasik örgüt teorisinin temel unsurlarını oluşturmuştur.

Birincisi bireyin ( insanın ) önemi ikincisi ise çalışma gruplarının başka bir deyişle sosyal grupların önemini anlatır.

İnsan makine parçaları gibi düşünülemez, her insan birbirinden farklıdır. İçinde bulunduğu duruma göre hareket eder ve beklentileri, arzuları verimini etkiler.

Hawthorne deneylerini uygulayanlar daha da ileri giderek; Bir kimsenin duygularının, samimi düşüncelerinin, zihnini işgal eden şeylerin neler olduğunu, iş çevresi ile ilgili olarak nelerden hoşlandığını ve nelerden hoşlanmadığını anlamaya çalışmışlardır.

Kısacası insan denilen faktörün ne denli önemli olduğu kavranmıştır.

Beşeri ilişkiler yaklaşımı
5 (100%) 1 oy

Sizde Görüşlerinizi Ekleyin